E-ticaret ve Perakende
Gıda Markası için dijital pazarlama.
Gıda markasında pazarlamanın işi tek bir siparişi kapatmak değil, bir müşteriyi kazanmak. Çünkü ürün tüketiliyor; bir kez alan ve beğenen kişi aylarca, bazen yıllarca alıyor. Buradaki asıl zorluk da ilk denemede; kimse tadını bilmediği bir ürüne kolay para vermiyor. İlk denemeyi kazandıran iletişimi, o denemeyi düzenli alışverişe çeviren içeriği ve satış düzenini birlikte kuruyoruz.
Pazar durumu
Gıda Markası için pazarın ve dijitalin durumu.
Gıdada müşterinin ölçtüğü şey ürün değil, o ürüne duyduğu güven. Yiyeceğini seçerken kimse risk almak istemiyor ve tadını bilmediği bir markaya para vermek de bir risk. Bu yüzden bu sektörde ilk satış diğer alanlardakinden zor; ama aşıldıktan sonra kazanılan şey tek sipariş değil, düzenli alan bir müşteri oluyor.
Değerin tamamı tekrar satışta. Tüketilen bir ürün satıyorsunuz; ürün bitiyor ve müşteri yeniden karar veriyor. Bir müşterinin bir yıl boyunca getirdiği ciro ilk siparişin çok üstünde olduğu için, bu sektörde büyüme yeni müşteri sayısıyla değil, kaç müşterinin ikinci kez aldığıyla ölçülüyor. İlk deneyim iyi geçmemişse hiçbir reklam bütçesi bunu telafi etmiyor.
Bir gıda markasının kanalları perakendeciden farklı işliyor. Kendi siteniz, pazaryerleri ve zincir marketlerin rafı aynı anda çalışıyor ve dijital iletişim yalnızca kendi sitenizi değil, raftaki satışı da besliyor; markette bir ürünü uzatan kişi çoğu zaman o markayı önceden tanıyan kişi. Kendi kanalınız ise müşteriyle doğrudan ilişki kurabildiğiniz ve tekrar satışı yönetebildiğiniz tek yer.
Fırsat nerede
Gıda Markası için öne geçmenin yolu.
En net fırsat ilk denemeyi kolaylaştırmak. Bu sektörün gerçek bariyeri fiyat değil, tanımadığı bir tadı satın alma tereddüdü. Küçük boy, deneme paketi ya da ilk sipariş kampanyası bu sektörde reklamda en iyi dönen kurgu; çünkü müşteriden istediğiniz şey bağlanmak değil, bir kez denemek. Denemeyi ucuzlatan marka, uzun vadede en fazla müşteriyi kazanıyor.
İkinci fırsat, insanların markanızı değil kısıtlarını aramasında. Glutensiz, şekersiz, vegan, laktozsuz ya da katkısız arayan büyük bir kitle var ve bu kişiler ürünü ihtiyaçla arıyor; niyeti en yüksek trafik burada. Ürününüz bu kısıtlardan birine denk geliyorsa, bunu doğru anlatmak reklam bütçesinden bağımsız ve kalıcı bir talep kanalı açıyor.
Müşteri yolculuğu
Müşteriniz nasıl karar veriyor?
Yolculuk çoğu zaman iki yerden başlıyor. Kimisi ürünü sosyal medyada ya da bir tarifin içinde görüyor ve o an iştahla keşfediyor; kimisi ise glutensiz, şekersiz ya da katkısız gibi bir kısıtla arıyor ve markayla orada karşılaşıyor. Birinci grup ilhamla, ikinci grup ihtiyaçla geliyor ve ikisine aynı dille seslenmek işe yaramıyor.
Karar aşamasında müşteri iştahına değil, güvenine bakıyor. İçindekiler, menşei, üretim biçimi, raf ömrü, saklama koşulu ve gerçek müşteri yorumları burada belirleyici; alerjisi ya da diyet kısıtı olan biri için bu bilgi kararın kendisi. Ürünü iştah açıcı göstermek ilgi çekiyor ama satın almayı kapatan şey ne yediğini bildiğini hissetmek.
İlk siparişten sonra asıl iş başlıyor ve bu sektörde en sessiz kısım burası. Müşteri ürünü tüketiyor; beğenmediyse iade etmiyor, şikayet de etmiyor, sadece bir daha almıyor. Yani memnuniyetsizlik size hiçbir sinyal göndermeden gerçekleşiyor. Beğendiyse ürün bitiyor ve yeniden alıyor; markayla ilişki kurduysa bunu aylarca sürdürüyor. Büyüme tam olarak burada, ikinci ve üçüncü siparişte oluşuyor.
Sektörün kuralları
Gıda Markası için dikkat edilmesi gerekenler.
Gıdada sağlık ve beslenme iddiaları mevzuatla düzenlenmiş durumda. Bir gıda ürününün hastalık iyileştirdiğini, zayıflattığını, bağışıklığı güçlendirdiğini ya da benzeri sağlık sonuçları verdiğini söylemek serbest değil; takviye edici gıdalarda kurallar daha da katı. Bunlar reklam metninde de, sosyal medyada da, iş birliği yapılan kişilerin ağzında da geçerli. Ne söylenebileceğini baştan netleştirip iletişimi bu sınırın içinde kuruyoruz.
İçindekiler, alerjen ve menşe bilgisinin doğruluğu bu sektörde pazarlama meselesi değil, sorumluluk meselesi. Alerjisi olan biri için yanlış ya da eksik bilgi doğrudan sağlık riski demek ve bu, iadeyle telafi edilebilecek bir hata değil. Aynı şekilde görselin gerçek ürünle örtüşmesi gerekiyor; gıdada abartılmış bir görsel ilk siparişi getiriyor ama açtığında farkı gören müşteri geri gelmiyor ve bunu size söylemiyor bile.
Rekabet
Gıda Markası için rekabet ve boşluklar.
Bu sektörde rekabetin en sert olduğu yer raf değil, ilk deneme kararı. Müşterinin karşısında zaten güvendiği ve alışkanlık haline getirdiği markalar var; sizi denemesi için alışkanlığını bozması gerekiyor. Bunu fiyat kırarak yapan marka, fiyatı normale döndüğünde müşteriyi kaybediyor. Kalıcı olan, denemeyi kolaylaştırıp ürünün kendisiyle kazanan marka.
İkinci ayrışma alanı, müşterinin ürününüzle ne yapacağını göstermek. Bir gıda ürününü tek başına satmak zor; bir tarifin, bir öğünün ya da bir günlük alışkanlığın içine yerleştirmek kolay. Ürünü daha çok kullandıran marka hem daha çok satıyor hem müşterinin aklında kalıyor, çünkü ürün daha hızlı bitiyor ve tekrar sipariş daha erken geliyor.
Hizmetler
Gıda Markası için sunduğumuz hizmetler.
Her hizmet Gıda Markası için özel kurgulanıyor. Aşağıdaki sayfalar bu alanda nasıl çalıştığımızı anlatıyor.
Gıda Markası Sosyal Medya
→Ürünü iştah açan ama gerçeğe sadık görsellerle ve tarifle gösteriyoruz. Bu sektörde keşfin çoğu burada başlıyor.
Gıda Markası İçerik Üretimi
→Tarif ve kullanım içeriğiyle ürünün ne işe yaradığını gösteriyoruz. Ürünü kullandıran içerik, tekrar siparişi öne çekiyor.
Gıda Markası E-ticaret Yönetimi
→Kendi mağazanızı ve pazaryeri satışlarınızı birlikte yönetiyoruz. Odak ilk sipariş kadar ikinci siparişte.
Gıda Markası Reklamları
→İlk denemeyi kolaylaştıran kurguyla doğru kitleye ulaşıyoruz. Bütçeyi gösterime değil, kazanılan müşteriye bağlıyoruz.
Gıda Markası Web Tasarım
→İçindekilerden menşeine, güveni kuran bir mağaza tasarlıyoruz. Gıdada müşteri ne yediğini bilmek istiyor.
Neden biz
İşinizi yakından bilen bir ekiple.
Bu sektörün asıl işinin ilk siparişte değil ikinci siparişte olduğunu biliyoruz. Memnuniyetsiz müşterinin iade etmeyip sessizce kaybolduğunu, tanımadığı bir tadı denemenin bir tereddüt olduğunu ve gıdada abartılmış bir görselin en pahalı hata olduğunu bildiğimiz için iletişimi baştan gerçek ürünün üstüne kuruyoruz. Sağlık ve beslenme iddialarının mevzuatla sınırlı olduğunu da biliyor, ne söylenebileceğini işin başında netleştiriyoruz.
Odağımız gösterim değil; ürünü deneyen, beğenip geri gelen ve markayı alışkanlık haline getiren müşteri. Sosyal medyayı, içeriği, mağazayı, reklamı ve satış sonrası iletişimi tek düzende yürütüyor; kaç yeni müşteri kazanıldığını ve bunların kaçının ikinci kez aldığını ayrı ayrı raporluyoruz. Bu sektörde büyümenin gerçek göstergesi bu ikinci rakam.
Nasıl başlıyoruz
Dört adımda süreç.
01
Tanışma ve marka analizi
Ürünlerinizi, üretim ve raf ömrü koşullarınızı, satış kanallarınızı, hedef müşterinizi ve mevcut müşterinizin tekrar alma oranını inceliyoruz. İlk değerlendirme ücretsiz.
02
Öncelik ve kanal planı
İlk denemeyi kolaylaştıracak ve tekrar satışı büyütecek adımı belirliyoruz. Ne söyleyebileceğimizin mevzuat sınırını da bu aşamada netleştiriyoruz.
03
Uygulama
İçerik, sosyal medya, mağaza, reklam ve satış sonrası iletişim devreye giriyor. Her adım gerçek ürünü, doğru içerik bilgisini ve alerjen sorumluluğunu gözeterek hazırlanıyor.
04
Ölçüm ve raporlama
Yeni müşteriyi, tekrar alma oranını, sipariş sıklığını ve reklam getirisini düzenli raporluyoruz. Amaç tek seferlik satış değil, alışkanlık kuran müşteri.
Sık sorulan sorular
Gıda Markası için merak edilenler.
Gıda markası için hangi kanal en çok işe yarıyor?
Keşif çoğu zaman sosyal medyada ve tarif içeriğinde başlıyor, reklam ilk denemeyi hızlandırıyor, mağaza ve pazaryeri satışı topluyor. Ama bu sektörde asıl kazancı hiçbiri tek başına getirmiyor; işi tekrar satış yapıyor. En iyi sonuç, yeni müşteri getiren kanalla mevcut müşteriyi elde tutan iletişimi birlikte kurmakla geliyor.
İnsanlar tatmadıkları ürünü neden alsın?
Bu sektörün en gerçek sorusu ve cevabı denemeyi ucuzlatmakta. Küçük boy, deneme paketi ya da ilk sipariş kampanyası burada reklamda en iyi dönen kurgu, çünkü müşteriden bağlanmasını değil bir kez denemesini istiyorsunuz. Deneme bariyerini düşüren marka uzun vadede en çok müşteriyi kazanıyor.
Ürünüm iade edilmiyor, işler iyi mi demek?
Ne yazık ki hayır ve bu sektörün en yanıltıcı tarafı bu. Gıdada memnun kalmayan müşteri iade etmiyor, şikayet de etmiyor; sadece bir daha almıyor. Yani sorun size hiç sinyal göndermiyor. Bu yüzden iade oranına değil, tekrar alma oranına bakıyoruz; asıl gerçeği o rakam söylüyor.
Ürünümün faydalarını anlatabilir miyim?
Bir kısmını evet, bir kısmını hayır. Gıdada sağlık ve beslenme iddiaları mevzuatla düzenlenmiş; hastalık iyileştirme, zayıflatma ya da bağışıklık güçlendirme gibi ifadeler serbest değil, takviye gıdalarda kurallar daha katı. Bu sınır iş birliği yaptığınız kişilerin ağzında da geçerli. Ne söyleyebileceğimizi baştan netleştirip iletişimi buna göre kuruyoruz.
Zincir marketlerde satıyorum, dijital bana ne katar?
Rafta olmak satmak değil. Markette bir ürünü uzatan kişi çoğu zaman o markayı önceden tanıyan kişi; dijital iletişim tam da bu tanınırlığı kuruyor ve raftaki satışı besliyor. Ayrıca kendi kanalınız müşteriyle doğrudan ilişki kurabildiğiniz tek yer; tekrar satışı ancak orada yönetebiliyorsunuz.
Ürün görsellerini siz mi hazırlıyorsunuz?
Evet, planlıyor ve hazırlıyoruz. Gıdada görselin işi iştah açmak ama sınırı gerçek ürün; abartılmış bir görsel ilk siparişi getirir, paketi açan müşteri farkı gördüğünde ise geri gelmez ve bunu size söylemez bile. Görseli iştah açacak kadar iyi, gerçeğe sadık kalacak kadar dürüst kuruyoruz.
Sonuçları ne kadar sürede görürüm?
İlk siparişlerdeki hareketi haftalar içinde görüyorsunuz. Asıl göstergenin, yani tekrar alma oranının okunması için ise ürününüzün tüketilme süresi kadar beklemek gerekiyor; bir ürün ayda bitiyorsa bu birkaç ay demek. İlk değerlendirmede ürününüze göre gerçekçi bir çizelge paylaşıyoruz.
Benzer sektörler