İnşaat, Emlak ve Mimarlık
Mimarlık Ofisi için dijital pazarlama.
Mimarlık ofislerinin çoğu iş bulmakta değil, doğru işi bulmakta zorlanıyor. Gelen taleplerin büyük bölümü en ucuz ruhsat projesini arayan kişilerden geliyor ve ofis zamanının tamamını bu işlere veriyor. Dijitalde yapılacak asıl iş daha çok talep toplamak değil, gelen talebin bileşimini değiştirmek.
Pazar durumu
Mimarlık Ofisi için pazarın ve dijitalin durumu.
Bu alanda satılan şey ürün değil, ofisin çalışma saati. Bir yılda alınabilecek iş sayısı sınırlı ve her iş aylarca sürüyor. Yani büyüme daha çok talep almakla değil, alınan işin tutarını ve niteliğini yükseltmekle oluyor. Bu, hacim mantığıyla kurulan bir iletişimin bu sektörde neden karşılık vermediğini de açıklıyor.
İkinci gerçek talebin iki uca ayrılması. Bir tarafta yalnızca ruhsat almak için proje isteyen yapı sahipleri ve küçük müteahhitler var. Fiyat üzerinden karar veriyorlar, tasarım beklentisi taşımıyorlar ve süreç boyunca en düşük teklifi arıyorlar. Diğer tarafta tasarımın kendisi için gelen kurumsal işveren, yatırımcı ve konut sahibi var. Bu iki talep aynı kanaldan gelirse ofis sürekli ilkinin altında kalıyor.
Üçüncüsü bu işin kanıtının görsel olması ve görselin de tek başına yetmemesi. Herkesin portfolyosunda benzer görseller duruyor. Ayrım, projenin neden o şekilde çözüldüğünün anlatılmasında ortaya çıkıyor. Arsanın kısıtı neydi, imar ne veriyordu, işverenin ihtiyacı neydi ve bu üçü nasıl birleştirildi. Bu anlatım olmadan portfolyo bir görsel yığınına dönüşüyor.
Dijital tarafta tipik durum şu. Instagram hesabı düzenli ve görsel olarak güçlü, ama site ya yok ya yıllar önce kurulmuş halde duruyor. Projelerin künyesi eksik, hangisinin uygulandığı hangisinin görsel çalışması olduğu belli değil. Aramada ofis kendi adı dışında hiçbir kelimede görünmüyor ve gelen talebin tamamı tanıdık yönlendirmesiyle geliyor.
Fırsat nerede
Mimarlık Ofisi için öne geçmenin yolu.
En değerli fırsat gelen talebi elemekte. Ofisin sayfalarında çalışma biçiminin, sürecin aşamalarının ve hangi tür işleri aldığının açıkça yazılması, uygun olmayan talebin büyük bölümünü daha ilk temastan önce eliyor. Bu, ofisin zamanını boşa harcayan görüşmeleri azaltan ve hiçbir bütçe gerektirmeyen düzenleme.
İkinci fırsat proje anlatımında. Uygulanmış her iş için arsanın kısıtı, imar durumu, işverenin ihtiyacı ve çözümün mantığı yazıldığında ortaya rakiplerin kopyalayamayacağı bir arşiv çıkıyor. Bu içerik hem aramada karşılık buluyor hem görüşmeye gelen işvereni ikna ediyor, çünkü tasarımın rastlantı olmadığını gösteriyor.
Üçüncü fırsat uzmanlık alanının görünür kılınmasında. Her işi yapan ofis hiçbir işte aranmıyor. Klinik, okul, üretim tesisi, butik otel ya da yeniden işlevlendirme gibi bir alanda derinleşmiş ofis, o alandaki aramalarda tek başına kalıyor ve iş tutarı da belirgin biçimde yükseliyor.
Müşteri yolculuğu
Müşteriniz nasıl karar veriyor?
Kurumsal işverenin yolculuğu ihtiyaçla başlıyor ve genellikle bir referansla ilerliyor. Önce çevresine soruyor, birkaç ofis adı topluyor, sonra bu ofisleri tek tek inceliyor. Bu inceleme aşaması dijitalde geçiyor ve burada bakılan şey sadece görseller değil, benzer ölçekte iş yapılmış olup olmadığı. Ofisin elenmesi de seçilmesi de bu aşamada gerçekleşiyor.
Bireysel işverenin yolculuğu daha uzun ve daha tereddütlü. Bir arsa alınmış ya da bir ev yapılacak, kişi ne isteyeceğini tam bilmiyor. Aylarca görsel topluyor, bütçe ile beklenti arasındaki farkı yavaş yavaş öğreniyor. Bu kişi için ofisin anlattığı süreç, gösterdiği görselden daha belirleyici oluyor.
Üçüncü aşama ilk görüşme ve iki soru mutlaka geliyor, ne kadar sürer ve ne kadar tutar. Ücretin nasıl hesaplandığını, hangi aşamaların hizmete dahil olduğunu ve nelerin ayrı olduğunu önceden açıklamak burada belirleyici. Bu netlik hem pazarlığı kısaltıyor hem ofisi fiyat yarışının dışına çıkarıyor.
Dördüncü aşama sürecin kendisi. Ön tasarım, revizyonlar, ruhsat aşaması, uygulama projeleri ve şantiye takibi. İşverenin en çok zorlandığı yer revizyon sınırı ve onay aşamaları oluyor. Bu adımların baştan yazılı olması hem işi koruyor hem tamamlanan projenin sonunda referans olarak geri dönmesini sağlıyor.
Sektörün kuralları
Mimarlık Ofisi için dikkat edilmesi gerekenler.
Proje müellifliği büro tescil belgesine bağlı bir faaliyet. Meslek odası kaydı, tescil belgesi ve yetkilendirme durumu bu işin ön koşulu. İletişimde ofisin yetki ve kadro durumunun doğru yansıtılması gerekiyor, çünkü bu bilgi işveren tarafından da idare tarafından da kontrol ediliyor.
Ücretlendirmede meslek odasının yayımladığı asgari çizelge bir alt sınır oluşturuyor. Bu çizelgenin altında iş almak yaygın bir uygulama olsa da meslek örgütü açısından sorunlu ve ofisi sürdürülemez bir yere taşıyor. Fiyat üzerinden kurulan bir iletişim bu sektörde ofisi doğrudan o havuzun içine sokuyor.
Mimari proje telif hakkı taşıyan bir eser. Projenin izinsiz kullanılması, değiştirilmesi ya da başka bir yapıda tekrarlanması hak ihlali oluşturuyor. Aynı şekilde ofisin paylaştığı yapı fotoğraflarında fotoğrafçının hakkı ve işverenin izni ayrı ayrı gerekiyor. Portfolyo düzenini bu izinler netleştikten sonra kuruyoruz.
Uygulanmış yapı ile görsel çalışma birbirinden ayrılmalı. Portfolyoda üç boyutlu görsellerin uygulanmış proje gibi durması bu alanda sık görülen ve güveni zedeleyen bir durum. Her projenin künyesinde durumunun belirtilmesi hem doğru hem ofisi gerçekten inşa edilmiş işleriyle öne çıkarıyor.
İşveren bilgisi ve proje içeriği çoğu zaman gizlilik altında. Özellikle kurumsal işlerde sözleşmede paylaşım kısıtı bulunabiliyor. Henüz açıklanmamış bir yatırımın görselini paylaşmak ticari bir sorun yaratabiliyor. Hangi projenin ne zaman paylaşılabileceğini işverenle baştan netleştiriyoruz.
Rekabet
Mimarlık Ofisi için rekabet ve boşluklar.
İlk rekabet en düşük fiyatı veren proje bürolarıyla ve bu rekabete girmek kaybettiriyor. O havuzda iş, tasarım niteliğine değil teslim hızına ve ücrete göre dağılıyor. Ofisin buradan çıkma yolu daha ucuz olmak değil, hangi işleri aldığını açıkça belirterek o talebi baştan elemek.
İkinci rekabet tanınmış büyük ofislerle ve karşılaştırma çoğunlukla ölçek üzerinden yapılıyor. Küçük ve orta ölçekli ofisin karşılığı erişilebilirlik, yani işverenin projeyi yürüten mimarla doğrudan konuşabilmesi. Büyük ofiste işin ekipler arasında dağılması bu yakınlığı zorlaştırıyor ve bu fark anlatıldığında değer kazanıyor.
Üçüncü rekabet mimarı devreden çıkarma eğilimiyle. Bazı yapı sahipleri hazır proje, tip proje ya da doğrudan müteahhidin çözümüyle ilerlemeyi tercih ediyor. Buradaki karşılık ısrar değil sonucu göstermek. Aynı arsada iyi kurgulanmış bir planın ne kazandırdığını, hangi metrekarenin nasıl kullanılır hale geldiğini anlatmak bu tercihi değiştiren tek şey.
Hizmetler
Mimarlık Ofisi için sunduğumuz hizmetler.
Her hizmet Mimarlık Ofisi için özel kurgulanıyor. Aşağıdaki sayfalar bu alanda nasıl çalıştığımızı anlatıyor.
Mimarlık Ofisi Web Tasarım
→Projeleri künyesi ve anlatımıyla taşıyan bir site kuruyoruz. Kurumsal işveren eleme kararını burada veriyor.
Mimarlık Ofisi SEO
→Yapı türü ve uzmanlık alanı aramalarında görünür oluyorsunuz. Ofis adı dışındaki tek talep kaynağı bu.
Mimarlık Ofisi İçerik Üretimi
→Her projenin çözüm mantığını yazıya döküyoruz. Rakiplerin kopyalayamadığı arşiv bu metinlerden çıkıyor.
Mimarlık Ofisi Sosyal Medya
→Görselin yanına süreci ve gerekçeyi koyuyoruz. Böylece hesap portfolyo olmaktan çıkıp talep üretmeye başlıyor.
Mimarlık Ofisi Reklamları
→Yapı türü ve ölçek hedefli, dar kitleli kurgular çalıştırıyoruz. Amaç çok talep değil, doğru talep.
Neden biz
İşinizi yakından bilen bir ekiple.
Bu sektörde sorunun talep azlığı değil talep bileşimi olduğunu biliyoruz. Ofisin zamanını yiyen şey, alınmayacak işler için yapılan görüşmeler. Çalışma biçiminin ve iş kapsamının açıkça yazılması, bu görüşmelerin büyük bölümünü daha başlamadan bitiriyor.
Görseli tek başına bırakmıyoruz. Her projenin arsa kısıtı, imar durumu, işveren ihtiyacı ve çözüm mantığı yazıya geçiyor. Bu anlatım hem aramada karşılık buluyor hem görüşmeye gelen işverenin kararını hızlandırıyor, çünkü tasarımın gerekçesini görünür kılıyor.
Fiyat yarışına girmeyen bir konumlandırma kuruyoruz. Meslek odasının çizelgesinin altına inen bir havuzla rekabet etmek ofisi sürdürülemez hale getiriyor. Bunun yerine uzmanlık alanını öne çıkarıyor, ücretin nasıl hesaplandığını ve neyin dahil olduğunu baştan yazıyoruz.
Raporda takipçi sayısı değil, gelen talebin ölçeği, uygun olmayan talebin oranı, görüşmeye dönüşen iletişim sayısı ve hangi proje sayfasının talep getirdiği konuşuluyor. Az sayıda ama doğru iş alan bir ofiste ölçülmesi gereken rakamlar bunlar.
Nasıl başlıyoruz
Dört adımda süreç.
01
Tanışma ve iş bileşimi analizi
Son yıllarda aldığınız işlerin türünü, ölçeğini ve tutarını, taleplerin nereden geldiğini, hangi işleri almak istemediğinizi ve portfolyonuzun bugünkü durumunu inceliyoruz. Paylaşım izni olan ve olmayan projeleri ayırıyoruz. Bu inceleme ücretsiz.
02
Hedef iş tipinin belirlenmesi
Hangi yapı türünde ve hangi ölçekte derinleşileceğine karar veriyoruz. Bu karar sitenin yapısını, içerik sırasını ve reklamın kime gideceğini belirliyor. Her işi kabul eden bir anlatı yerine dar ve net bir alan kuruyoruz.
03
Portfolyonun yeniden kurulması
Projeler künyelendiriliyor, uygulanmış işler ile görsel çalışmalar ayrılıyor, her proje için çözüm anlatımı yazılıyor. Site bu yapıya göre kuruluyor ve ardından uzmanlık alanına yönelen içerik ile reklam devreye alınıyor.
04
Ölçüm ve talep kalitesi
Gelen talebin ölçeğini, uygun olmayan talebin oranını, görüşmeye dönüşen iletişimi ve hangi proje sayfasının iş getirdiğini izliyoruz. Hedef talep sayısını artırmak değil, uygun olmayan talebin oranını düşürmek.
Sık sorulan sorular
Mimarlık Ofisi için merak edilenler.
Gelen taleplerin çoğu ucuz ruhsat projesi arıyor, bu değişir mi?
Değişir ve bu genellikle ilk düzeltilen şey oluyor. Ofisin hangi tür işleri aldığını, sürecin nasıl işlediğini ve neyin hizmete dahil olduğunu açıkça yazması, uygun olmayan talebin büyük bölümünü daha ilk temastan önce eliyor. Talep sayısı düşüyor ama görüşmeye dönüşen oran ve iş tutarı yükseliyor. Ölçülmesi gereken rakam da bu.
Instagram hesabımız iyi ama iş getirmiyor.
Çünkü görsel tek başına ofis seçtirmiyor. Aynı akışta yüzlerce benzer görsel dönüyor ve izleyenlerin çoğu meslektaş ya da ilham arayan kişi oluyor. İş getiren şey görselin yanındaki gerekçe. Arsanın kısıtı neydi, işveren ne istiyordu, hangi çözüm neden seçildi. Bu anlatım eklendiğinde hesap portfolyo olmaktan çıkıp talep üreten bir kanala dönüşüyor.
Projelerimizi paylaşırken izin gerekiyor mu?
Genellikle evet ve iki ayrı izin söz konusu. İşverenle yapılan sözleşmede paylaşım kısıtı bulunabiliyor, özellikle kurumsal işlerde ve henüz açıklanmamış yatırımlarda. Ayrıca yapı fotoğraflarında fotoğrafçının kendi hakkı bulunuyor. Portfolyoyu kurmadan önce hangi projenin ne zaman ve hangi görsellerle paylaşılabileceğini netleştiriyoruz.
Ücretimizi sitede yazmalı mıyız?
Rakam yazmak gerekmiyor ama ücretin nasıl hesaplandığını yazmak işe yarıyor. Hangi aşamaların dahil olduğu, revizyon sınırı, ruhsat ve uygulama projelerinin ayrımı ile şantiye takibinin kapsamda olup olmadığı. Bu netlik hem pazarlığı kısaltıyor hem ofisi en düşük teklif yarışının dışına çıkarıyor, çünkü karşılaştırma artık sadece rakam üzerinden yapılmıyor.
Belirli bir alanda uzmanlaşmak talebi daraltmaz mı?
Talep sayısını daraltıyor, iş tutarını yükseltiyor. Her işi yapan ofis hiçbir aramada öne çıkmıyor, çünkü o aramalarda daha net konumlanmış ofisler var. Klinik, okul, üretim tesisi ya da yeniden işlevlendirme gibi bir alanda derinleşen ofis o alanda tek başına kalıyor. Diğer işleri almayı bırakmak gerekmiyor, sadece hangi alanda anıldığınızı belirlemiş oluyorsunuz.
Üç boyutlu görselleri portfolyoda nasıl göstermeliyiz?
Durumunu belirterek. Görsel çalışmanın uygulanmış yapı gibi durması bu alanda güveni zedeleyen bir durum ve deneyimli işveren bunu fark ediyor. Her projenin künyesinde tasarım aşamasında mı, ruhsat aşamasında mı yoksa tamamlanmış mı olduğunun yazması gerekiyor. Bu ayrım aynı zamanda gerçekten inşa edilmiş işlerinizi öne çıkarıyor.
Yarışmalara katılmak görünürlük sağlıyor mu?
Sağlıyor ama tek başına yeterli olmuyor. Yarışma projesi ofisin tasarım yaklaşımını gösteren güçlü bir malzeme ve özellikle genç ofisler için tanınırlık üretiyor. Karşılığını almanın yolu bu projeyi sadece görsel olarak değil, fikriyle birlikte yayınlamak ve ofisin kendi arşivinde kalıcı hale getirmek. Aksi halde yarışma sonuçlandıktan sonra hiçbir izi kalmıyor.
Sonuçları ne zaman görmeye başlarız?
Uygun olmayan talebin azalması en hızlı görülen etki, genellikle ilk aylarda fark ediliyor. Proje anlatımlarının aramada karşılık vermesi ise birkaç ay alıyor ve zamanla birikiyor. Bu sektörde asıl fark şurada ortaya çıkıyor, iş sayısı az olduğu için tek bir doğru iş bile yıllık tabloyu değiştirebiliyor. Bu yüzden ölçüm hacim üzerinden değil, gelen talebin niteliği üzerinden yapılıyor.
Benzer sektörler